| |
ACININ MİKTARI
Anlatıcı: Hintli yaşlı bir usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağına şöyle söyledi:
Usta:Git biraz tuz al gel
Anlatıcı: Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde ekledi:
Usta: Şimdi bir avuç tuz al ve bir bardak suya atıp iç.
Anlatıcı: Çırak, yaşlı adamın bütün söylediklerini yaptı ama içer içmez azındakileri tükürmeye başladı.
Usta: Tadı nasıl?
Çırak: Acı
Anlatıcı: Usta gülerek çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de şöyle söyledi:
Usta: Şimdi de göle bir avuç tuz at ve gölden su iç bakalım.
Anlatıcı: Söyleneni yapan çırak ağzının kenarından akan suyu silerken usta aynı soruyu sordu.
Usta : Tadı nasıl?
Çırak: Ferahlatıcı
Usta: Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır.Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır.Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl almaya çalış. |
|
|
 |