| |
İSİS VE HORUS
Anlatıcı: Küçük oğlu Horus ile bir kum tepesinin üstünde duran İsis, kollarını açıp aşağıda uzanan bereketli ovayı, yeşillenmiş tarlaları, otlayan hayvanları, çiftçilerin kulübelerini, suyla dolu kanalları gösterdi. Horus’a sordu:
İsis: Ne görüyorsun?
Horus: Domuzları ve mısırları görüyorum.
İsis : Peki nereden geliyorlar?
Horus: Bilmiyorum
Anlatıcı: Anne gülümsedi, kollarını oğlunun omuzlarına doladı. Bu oğlunun ilk dersiydi; Onu ruhsal savaşçı olma yoluna sokacak olan ilk ders. O andan itibaren yaratılışın büyüsünü, tefrik etme sanatını, yaşamı anlamaya dayanan bilgece seçimler yapmanın hikmetini öğrenecekti.
İsis: Çok basit, Horus. Öylesine basit ki, dersini gerçekten öğrendiğini keşfedene dek bu dersi bir çok kez unutacaksın. İşte dünyanın sırrı. Hiç aklından çıkarma. Domuzlardan domuz elde edersin, mısırdan mısır elde edersin. Asla tam tersi olmaz.
Anlatıcı: Ardından Tanrıça İsis, bir kutsama öpücüğüyle genç oğlunun alnını iyi ve kötü arasındaki farkı bilme bilgisiyle mühürledi.
|
|
|
 |